BÜYÜ
 


 Büyü insanların görünmeyen varlıkların yardımıyla, istedigi kişiyi etki altına alması,onlara iradesi dışında istedigi şeyi yaptırmasıdır.büyü yapmak günahtır. CENABI ALLAH KURANI KERİMde ayetlerle büyü yapılmasını yasaklamış,yapanların sonunun CEHENNEM oldugunu bildirmiştir.

        Görünmeyen alemlere ilgili ilme GİZLİ İLİMLER denmiş,bu ilmin herkes tarafından ögrenilmesinde birçok sakınca görülmüştür.nitekim bu ilmi ögrenen kötü niyetli insanlar bu gücü kullanarak(şeytani varlıkları)bir çok insana kötülük yapmışlar,yuvalar yıkılmış,işadamları iflas etmiş,insanlar intihar ederek canlarına kıymış,cinnet geçirerek masum insanların ölümüne sebep olmuşlardır.

       CENABI ALLAH KURANI KERİMde bakara suresi 102.ayette onlar kendilerine faydası olanı degil karı ile koca arasını açaçak şeyler ögreniyorlardı.onların gidecegi yer ne kötü,keşke bilselerdi demiştir.ayetten anlaşılacagı gibi,bu ilmi kötüye kullanan kişiler çok fazladır.bunlar dünya malına tapan ahireti unutan kişilerdir.unutulmamalıdırki azda olsa bu ilmi iyiye kullanan kötülerin yaptıgı kötülügü ortadan kaldıracak kişilerde vardır.bende bunlardan biriyim.yaptıgımız herşeyin hesabını verecegimizin bilincindeyim. 

büyü ile ilgili ayetler bakara suresi 102.ayet

102. Süleyman'ın hükümranlığı hakkında onlar, şeytanların uydurup söylediklerine tâbi oldular. Halbuki Süleyman büyü yapıp kâfir olmadı. Lâkin şeytanlar kâfir oldular. Çünkü insanlara sihri ve Babil'de Hârut ile Mârut isimli iki meleğe indirileni öğretiyorlardı. Halbuki o iki melek, herkese: Biz ancak imtihan için gönderildik, sakın yanlış inanıp da kâfir olmayasınız, demeden hiç kimseye (sihir ilmini) öğretmezlerdi. Onlar, o iki melekden, karı ile koca arasını açacak şeyleri öğreniyorlardı. Oysa büyücüler, Allah'ın izni olmadan hiç kimseye zarar veremezler. Onlar, kendilerine fayda vereni değil de zarar vereni öğrenirler. Sihri satın alanların (ona inanıp para verenlerin) ahiretten nasibi olmadığını çok iyi bilmektedirler. Karşılığında kendilerini sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bunu anlasalardı!

Eski kavimlerin çoğu sihre inanırlardı. Bu yüzden sihir, dini inançlarla tamamen karışmış durumda idi. Bu sebeple sihirbazlar halkı kandırıyorlardı. Sihir çeşitleri şöyledir:

(1) Keldânîlerin sihri: Bunlar yıldızlara taparlar, kâinatı idare edenlerin yıldızlar olduğunu, hayır ve şerrin onlardan geldiğini, semavî güçlerin yerdeki güçlerle birleşmesi sonucu mucizeler meydana geldiğini söylerlerdi. Bunları irşat için Allah, Hz. İbrahim’i gönderdi. Bunlar da kendi aralarında üç fırka idiler:

a) Eflâk ve yıldızların ebedî olduğunu söyleyenler ki, onlara «Sâbie» denilir.

b) Eflâkin ulûhiyetine inananlar. Bunlar, her felek için yerde bir put yapmış ve ona hizmet etmiş putperestlerdir.

c) Eflâki ve yıldızları yaratan birisi olduğunu ve bunun onlara yeryüzünü idare etme hakkı verdiğini söyleyenler. Bunlar yıldızları aracı kabul ederlerdi.

(2) Ruh gücüne dayanılarak ortaya konan sihir: Buna göre insan ruhu tasfiye ile icadetme, öldürme, diriltme, bünye ve şekilde değişiklik yapma gücüne ulaşır.

(3) Ruhanî varlıklardan faydalanılarak yapılan sihir: Bu da muska yapmak ve cinlerden yardım almak gibi şekillerle uygulanır.

(4) Göz boyamak şeklinde yapılan sihir: Hokkabazlık, el çabukluğu ve benzeri davranışlar gibi.

İslâm âlimleri, sihrin birinci ve ikinci şekline inananların kâfir olduklarında ittifak etmişlerdir. Ancak, âyette bildirildiği şekilde, yaratıcının Allah Teâlâ olduğuna inanarak ve kötülükte kullanmamak şartıyla sihir ilmini öğrenmekte beis yoktur. Yahudiler arasında büyü yaygın idi. Bu yüzden Hz. Süleyman’ın büyük bir büyücü olduğunu, hükümdarlığı büyü ile elde ettiğini, hayvanlara ve cinlere büyü ile hükmettiğini söylerler ve buna inanırlardı. Hz. Süleyman Kur’an’da peygamber olarak tanıtılınca «Muhammed Süleyman’ı peygamber sanıyor, halbuki o bir büyücüdür» dediler.

 
   
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=

Turk Bayrağı
 Sitene Ekle